Ara
İzmir Sanat Fuarı 2026
Eser No:
Eser Adı:
“Bir kütüphane dolusu bilgi, bir tek unutuş anına yenik düşebilir; bellek, zamanın kollarında yavaşça tozlaşan bir kitabın yapraklarıdır.”
İzmir Sanat Fuarı'nın "BELLEK" ana teması için hazırlanan serinin bu etkileyici parçası, hafızanın ve bilginin fiziksel varlığının geçiciliğini sarsıcı bir görsel dille ele alıyor. Önceki eserlerde gördüğümüz organic ve yapay arasındaki gerilim, burada bilgi ve entropi arasındaki savaşa dönüşüyor.
Eserin Hikayesi ve Sembolizm
Ayrışan Göz ve Kabuk (Bireysel Hafıza): Eserin merkezindeki göz, bir önceki örnekteki gibi bireysel bilinci ve anıları temsil eder. Ancak bu göz, hem kendi biyolojik yapısı (gözün kendisi) hem de daha kadim, ağaç kabuğu gibi sertleşmiş bir yapı ile birlikte ayrışma sürecindedir. Bu, bir hafızanın, bir kimliğin yavaşça yok oluşunun ve anıların fiziksel bir forma bürünmüş olsa bile zamanın aşındırıcı gücüne direnemeyeceğinin resmidir.
Çürüyen Açık Kitap (Kolektif Bilgi): Gözün üzerinde durduğu, el yazmalarıyla dolu eski kitap, insanlığın biriktirdiği yazılı tarihi ve bilgiyi simgeler. Kitabın sayfasının da parçalanıp tozlaşması, sadece kişisel anıların değil, dondurulduğunu sandığımız kolektif hafızanın da kırılganlığını gösterir. Bilgi, kağıttan fiziksel olarak kopup, uçup gidiyor.
Uçuşan Zerreler ve Toz (Entropi): Gözden ve kitaptan saçılan, yukarıya doğru yükselen ışıltılı ve karanlık zerreler, belleğin ve bilginin yokluğa karışma sürecini ifade eder. Her bir zerre, bir zamanlar var olan bir anı, bir gerçek veya bir yüzdür; şimdi ise evrenin toz bulutunun bir parçasıdır.
Terk Edilmiş Gözlükler (İnsan Çabası): Kitabın yanında duran eski bir gözlük, bilgiye ulaşmak için kullanılan insan aracını temsil eder. Onun terk edilmiş olması, kaçınılmaz entropi karşısında insan çabasının geçiciliğini ve eninde sonunda her türlü algı ve koruma çabasının tozlaşmaya mahkûm olduğunu gösterir.
Sanatçının Notu"Bu eserde, sadece bireysel bir zihnin değil, kolektif insan bilgisinin de kırılganlığını sorguladım. Kitapların sayfalarında dondurduğumuzu sandığımız gerçekler, aslında o yavaşça tozlaşan gözün gördüğü her şey gibi, bir gün mutlaka uçup gidecektir. Bakmak ile hatırlamak, yazmak ile saklamak arasındaki o son, hüzünlü savaşı resmettim."
Resimin Hikayesi:
21
Unutuşun Kitabı

